hastanede karımı sikmeyen doktor kalmadı

ben mustafa yasım32 eşim çigdem 27 yaşında.5 yıllık evliyiz adanada oturuyoruz.ben ticaretle ugraşıyorum çigdem ise ev hanımı.çigdem 55 kilo 170cm boyunda kumral çok güzel bir kadındır.çocugumuz olmadıgı için devamlı farklı doktorlara gidiyoruz.doktorlar ikimizdede sorun olmadıgını tüp bebek yaptırmamız gerektigini söylediler.tüp bebek masraflarını sigortanın karşılamak içinde 3 kez aşılama yaptırmamız gerektigini belirttiler.tıp fakültesine başvurduk ve aşılama için tedaviye başladık.ilk gittigimizde çigdem doktorun odasına girdi yaklaşık yarı saat kaldı çıktıgında yüzü kızarmış biraz tedirgindi.noldu dedigimde bişey yok dedi.bir hafta sonra fakülteye yine gittik ben sperm verdim çigdemde doktora.sprem verdikten sonra bende çigdemin doktorunun odasının önne çıktım ve beklemeye başladım.çigdem yine yarım saat sonra çıktı yüzü gülüyordu pek bir neşeliydi.noldu dedigimde transfer cumartesi yapılacakmış dedi.cumartesi geldiginde çigdem benim sabah az işim var ögleye dogru dükkana gelirim beraber gideriz dedi bende olur dedim evden çıktım.saat 12 gibi çigdem geldi kuaföre gitmiş saçlarını yaptırmıştı üzerinde diz üstü bir etek, gögüsten bir dügmesi açık bir gömlek vardı.ooo harikasın hayatım dedigimde kahkaha attı.çigdem aslında pek seksi giyinmeyi sevmeyen mutevazi bir kadındır aslında dışarda öyle seksi giyinmez birazda tutucudur ama bugün farklıydı dikkatimi çekmişti.arabaya bindik fakülteye gittik dogum servisine çıktık hemşireler boş bir dogumhaneye aldılar çigdemi,ona mavi bir ameliyat elbisesi verdiler tamamen soyunup bunu giyin masaya uzanın bekleyin dediler ve çıktılar.içerde kimse yoktu çigdem gömlek ve etegini çıkardı ,iç çamaşırıyla kaldı.kırmızı dantelli bir sutyen ve kırmızı tanga bir kilot giymişti çok seksi duruyordu.ameliyat elbisesini üzerine geçirip öasaya uzandı,hayatım iç çamaşır çıkarmayacakmısın dedigimde gülümsedi ve doktor gelince çıkarırım dedi..bu sırada hemşire geldi sizi dışarı alalım dedi.hemşireye ne kadar sürer dedigimde yarım saat kadar dedi.eşimle vedalaştım ve dışarı çıkıp beklemeye başladım.yaklaşık 1 saat olmuştu ve çıkan yoktu bu sırada kapı açıldı iki hemşire konuşarak ne kadınmış ya doktor ne yapsın buna karşı diye konuşarak çıkıyorlardı.iki saat olmuştu kapı açıldı eşimin doktoru dışarı çıktı bana baktı ve iğdem hanımın eşisiniz galiba dedi bende başımı salladım eşinizin şimdilik tedavisi tamam haftaya bugün buraya sizi kontrole bekliyorum dedi ve gitti.on dakika sonra eşim kapıda göründü saçı başı dagılmıştı ,biraz toparlamıştı ama yinede dagınıktı.arabaya bindik evin yolunu tututuk çigdem kahkalar atyıor şen şakrak gülümsüyordu.bende eşimin tedavisi iyi geçmiş diye sevindim.bir hafta boyunca çigdem doktorun nasıl iyi biri oldugunu ona bu tedavi sonrası mutlaka çocugu olacagını söyledigini hatta doktorun parfümüne kadar anlattı bana.nihayet cumartesi olmuştu çigdem yine saat 12 gibi işyerime geldi.yine saçını yaptırmış üzerine yeşil mini bir elbise giymiş ten rengi çorap yüksek topuk ayakkabılarıyla karşımdaydı.sarılıp öptüm harikasın karıcıgım dedim.fakültenin yolunu tuttuk yine dogumhane kapısına geldik.kapı açıldı hemşire bize bakıp gülümseyerek dogumhaneye aldı söyle uzanın çiğdem hanım soyunmanıza gerek yok dedi ve beni dışarı aldı.tam kapıdan çıkıyordum ki eşimin doktoru okan bey ve en az onun kadar yakışıklı bir doktor daha içeri giriyordu.beni görünce doktor arkadaşına bu beyefendi şimdi muayene edecegimiz çigdem hanımın kocası dedi.iki doktor bana manalı bir şekilde baktı ve elleşip içeri girdiler.ben yine beklemeye başladım.yine iki saat bekledikten sonra iki doktor gülüşerek dışarı çıktılar bana selam verip yürüdüler az ileri gidince birbirine ne kadın ya diye konuşmaya başladılar.on dakika sonra eşim çıktı kapıdan saçları dagılmış bitap şekildeydi çorabı yoktu bacagında yürüdük arabaya bindik üzerinde sutyen olmaması dikkatimi çekmişti fakat yinede bişey demedim.son doktora gidişimizin üzerinden 10 gün geçmişti çigdem bana pazar günü yine doktora gidiyoruz dedi.pazar sabahı uyandım o gün dükkanı açmayacaktım zaten.çigdemde uyanmşı giyiniyordu.siyah bir tanga kilot giydi.kırmızı mini bir elbise giydi ten rengi çorap giydi.sutyen takmaması dikkatimi çekti.çigdem bir başka itina ile hazırlanıyordu o gün.kahvaltı yaptı fakülteye gittik.koridorlarda falan hiçkimse yoktu.dogumhaneye geldik bir hemşire kapıyı açtı çiğgemi içeri aldı ben kapıda beklemeye başladım.5 dakika kadar sonra doktor yanında bir doktor arkadaşıyla geldi bana selam verip içeri girdi.yaklaşık 45 dakika geçmişti bir hemşire kapıdan çıktı kapıyıda aralık bıraktı, kafamı içeri uzattım ortalıkta kimseler yoktu içeri girdim dogumhane kapısına dogru yöneldim içerden iniltiler geliyordu.kapıyı hafifçe araladım kapının yanındaki soyunma odasına hemencecik girdim.karım çigdem çırılçıplak masada sırtüstü yatıyor okan sikini çigdemin agzına sokup sokup çıkarıyor öteki doktor ise amına habire pompalıyordu.çigdem cıglıklar atıyor hadi bana çocuk yapın sikin amımı cıldırtın beni diye bagırıyordu.doktor okan sen merak etme canım seni hem sikip hemde bu hastanedeki tüm doktorlara siktirecegim hemde sana çocuk yapacagım diyordu.yaklaşık on dakika amındaki doktor gidip geldi çigdeme küfürler ediyor kalçalarını tokatlıyor habirede amına sokuyordu.sikini çıkardı ve çigdemin agız hizasına dogru geldi okan sikini agzından çıkardı ve bu sefer o çigdemin amına sokmaya başladı.siki kocamandı benimkinin enaz iki katıydı ve kalındı.biraz pompaladıktan sonra sikini çıkardı masanın yanındaki tezgahtan krem aldı ve çigdemin amına sürmeye başladı.çigdem karşı çıkmaya çalıştı ama okan orospu hani söz vermiştin bu sefer götten verecegim diye bak siktirmezsen kocanı içeri çagirırım dedi.çigdem çaresiz kabul etti.okan kremi sürdü ve sikinin başını hafifçe çigdemin daracık amına soktu.işini iyi biliyordu hafiften giriyordu bir süre öylece devam etti yarısını sokmuştu bile.çigdem inliyor ıhlıyor oteki doktorun sikini daha bir iştahla yalıyordu.okan birden yüklendi sikinin tamamını çigdemin götüne gömmüştü.çigdem bir çıglık attı yırttın lan beni diye çık diye yalvarıyordu ama okan durmak bilmeden sokup sokup çıkarıyordu.bir süre sonra çigdemde alışmıştı inliyor sikin beni diyee çiglıklar atıyordu.okan sikini çıkardı ve amına sokmaya başladı belliki geliyordu bögürerek çigdemin amına boşaldı skini çıkardı sikini çigdemin agzına verdi,sıra öteki doktordaydı oda çigdemin amına boşaldı.çigdem masada yatıyor hala inliyordu.ona gözükmeden hemen dışarı çıktım ve beklemeye başladım.kapı açıldı iki doktor dışarı çıktı ben hiçbirşey bilmiyormuş gibiyanlarına gittim.doktor okan merak etmeyin beyefendi eşiniz çok onu farklı doktor arkadaşlarla tedavi ediyoruz kesin hamile kalacak dedi bana gülümseyerek gitti.biraz sonra çigdem kapıdan çıktı belliki götü çok acıyordu arabaya zor oturuyordu.noldu karıcıgım seni bitirmiş bu doktorlar dedigimde sorma aşkım üzerimde herşeyi deniyorlar tedavi epey daha devam edecekmiş dedi.etsin canım benim için sorun yok sen yeterki mutlu ol dedim.bu gidip gelmelerimiz yaklaşık 8 ay sürdü,her gidişimizde okan bey ve farklı bir doktor içeri giriyordu.hastanede çigdemi sikmeyen doktor kalmamıştı ama sonunda çigdem hamile kalmıştı.hamilelik süresince yine doktora gittik ama dogumhaneye ugramadık belliki çigdem istemiyordu.suan ikiz cocugumuz var ikiside bana benzemiyor.İsim : mustafa kahveci

Doktor Komşum Derdime Çare Oldu

Selma seks hikayeleri tutkunları Bir bankanın ilçe şubesinde müdürdü kocam… Çalıştığım özel muhasebe bürosundaki işimden ayrılmıştım onunla evlenmek için, şehir şehir gezmiştik. Bu son sıkıcı kasaba boğmaya başlamıştı beni… Otuzlu yaşlarda, güzel, fıkır fıkır bir genç kadın olarak gidecek hiçbir yeri olmayan, komşu ve banka personeliyle eşlerinin ev ziyaretlerinden başka aksiyon olmayan bu ilçede boğuluyordum.
Kocamsa başka bir alemdi. İşinden başka bir şeyi gözü görmüyordu. Akşam iş çıkışı ilçe eşrafından birileriyle restoran dedikleri salaş meyhane kılıklı yerde rakıyı devirip eve geliyor, sızıp yatıyordu. Haftalık olağan sevişme günlerimiz vardı tatil günlerinde olmak şartıyla… Bunun dışında benimle seviştiği çok nadirdi. Ona da sevişmek denebilirse… Bir monotonluk… Bir kısır döngü… Psikologdan yardım almayı düşünüyordum artık…
Sonra o geldi. Doktor…
Üst katımıza taşındılar. İlk görev yeriydi… İlçenin hastanesinde doktor olarak çalışıyordu.. O da evliydi. Karısı çıtıpıtı, halim selim, sessiz bir şeydi. Komşu olarak tanıştık, kadınlar birbirimize gidip gelmeye başladık. Doktoru göremiyordum pek, hastaneydi, gece nöbetiydi derken pek karşılaşmıyorduk. Genç, yakışıklı, boylu poslu, neşeli bir adamdı. Karısıyla hiç uyuşmuyordu. Kızcağız evcimen, ağzından laf çıkmaz, sıkıcı bayıcı bir tip… Zamanla selamlaşır olduk sadece…
Bir gece aniden bir sancı tuttu, kıvranıyorum. Ne yapacağını şaşıran kocam arabayı kapının önüne getirmek için çıkınca kapıda doktorla karşılaşmış. Çantasını alıp geldi hemen… Bir takım sorular sorup durumu öğrendikten sonra karnımı açtırdı, muayene etti. Kolit olabileceğini söyledi, bir iğne hazırlayıp kalçamı açmamı söyledi. Kocamın da yardımıyla kalçamı açıp iğneyi yaptı.
Kısa sürede sancım geçmiş, rahatlamıştım. Minnetle ellerine sarıldım, utanarak engel oldu. Ertesi gün çalıştığı hastaneye gelmemi, bana bazı tetkikler yapıp ona göre hareket etmemizin daha doğru olduğunu söyledi… Kocam çok önemli işi olduğunu, sabah benimle gelemeyeceğini söyleyince,
-“İsterseniz sabah benimle beraber gelebilirsiniz Gül hanım. Problem değil, nasıl olsa aynı yere gideceğiz.” dedi o rahatlatıcı sesiyle… Tekrar tekrar teşekkürlerle evine uğurladık doktoru…
Sabah evinden çıkıp bize uğradı. Ben daha iyiydim. Gece rahat uyuyabilmiştim. Sabah da erkenden kalkıp özenle hazırlanmış, hafif mini eteğim, takım iç çamaşırlarım, çoraplarım, kokularımla doktoru bekliyordum. Doktorun arabasına bindik, kocamı yolda bankasına bırakıp doktorla beraber hastanenin yolunu tuttuk. Odasına çıktık. Biraz daha detaylı sorular sordu, röntgen filmleri çekildi, ultrason, tahliller yapıldı.
-“Muayene odasına alıp tekrar muayene etmek istiyorum. Akşam detaylı inceleyemedim.” dedi.
Paravanın arkasında bulunan sedyeye uzandım. Odada hemşiresi de vardı. Üzerimde giysilerim vardı. Eteğimi kasıklarıma kadar sıyırdı. Elini karnımda gezdirerek muayeneye başladı. Geceki sancı olmadığı için çok rahattım. O rahatlıkla elimi oynatınca yanıma uzattığım elim, masaya çok yakın duran doktorun önüne değdi. Yanlış anlayacak korkusuyla kıpırdayamadım. O da kendini geriye çekmedi.
Elini hala karnımda gezdiriyordu. Evde yaptığım plates, spor çalışmaları sayesinde dümdüz kaslı karnımda gezinen parmaklar huylandırmaya başlamıştı beni… Bu arada elime değen kısımda bir sertlik hissetmeye başladım. Penisi sertleşiyor muydu yoksa? Ben sertliği hissediyorsam o da elimin penisine değdiğini hissediyor olmalıydı.
Karnımdaki eller aşağıya inmiş, kasıklarımı yokluyordu şimdi… Yumurtalıklarımı kontrol ettiğini söylüyordu bir yandan beni rahatlatmak için… Fakat deminki bastıran, yoklayan parmaklar şimdi okşarcasına hareket ediyordu. Ben ifadesiz bir tavırla sırt üstü yatıyordum. İçimde başlayan kıpırdanmaları belli etmemek için çabalıyordum. Parmaklar daha da aşağıya indi. Külodumun sınırlarında dolaşıyor, kasık tüylerimi okşarcasına dolaşıyordu.
Önünü elime bastırdı sanki biraz… Sertliği son safhaya ulaşmıştı. Beyaz önlüğün üzerinden damarlarının attığını bile hissediyordum sanki, ya da bana öyle geliyordu. Yine çekmedim elimi… Uff… Parmaklar kadınlığıma dokundu hafifçe… Gözlerimi kapatıp açtım sadece…
Nefesimi tutmuştum heyecandan… Parmaklardan biri uzandı, klitorisime temas etti. Duramadım, yerimde kıpırdandım. Gözlerimi doktora çevirdim. O da bana bakıyordu. Kaçırmadım gözlerimi… Mavi gözlerinin içine içine baktım.
-“Ağrı var mı?” diye sordu.
-“Biraz…” diyebildim. Yok desem parmaklarını çekecekti. Çekmedi. Klitorisime dokunan parmak uzandı, ıslak kadınlığımın dudaklarının arasına girdi yavaş yavaş…
-“Şimdi?” Hafif bir sesle,
-“Evet…” dedim.
Biraz geri çekilince penisine dayanan elim boşlukta kaldı, sedyenin kenarına düştü. Doktor tekrar yaslandı. Şimdi elim sedyeyle doktorun sertliğinin arasında kalmıştı. Yavaşça bastırdı. Düpedüz taciz ediyordu. Siki elimin üzerinde, parmakları kadınlığımdaydı. Ve o parmaklardan biri, orta parmağı sanırım boylu boyunca içime girmiş, vajinamda erkeklik organı gibi duruyordu.
Elimi oynatınca geri çekildi. Fazla çekilmesine meydan vermeden elimle önündeki sertliği kavradım, sıktım. O da aynı anda dışarıdaki parmaklarıyla kadınlığımı avuçlayıp sıktı. Gözlerimiz birbirinden ayrılmamıştı tüm bu süre içerisinde… İkimiz de gözlerimiz ve ellerimizle anlaşmıştık. İstiyorduk birbirimizi…
Hemşirenin masasındaki telefon çalıp arayan hastayla konuşmaya başlayınca, son bir kez üçgenimi avuçlayıp zorlukla ayrıldı benden… İçime soktuğu ıslak parmağını önce burnuna götürüp kokladı, sonra ağzına sokup emdi. Sonra da,
-“Muayene tamam Gül hanım…” dedi sesini hemşireye duyarmak için yükselterek… “Size ilaçlarınızı yazayım. Buyurun masaya geçelim.”
Eteğimi toplayıp çantamdan aldığım peçeteyle amımdan akan suyu sildim. Yanına gittim. Reçete yazdı, hastalığımdan bahsetti. Numune ilaçlar olduğunu, bana onları verebileceğini söyledi. Akşam iş dönüşü getirebilirmiş. Olur diyerek kalktım, kapıya yöneldim. Kapının önünde elimi tuttu,
-“Çok güzelsiniz, harikasınız…” dedi fısıltıyla… Gözlerine baktım, parlıyorlardı maviş maviş…
-“Sen de öylesin…” dedim gülümseyerek. Yanaklarım istekten yanarak kıpkırmızı, ayrıldık.
Takside eve gidene kadar, evde bütün gün doktoru düşündüm. Kadınlığıma giren parmakları… Karnımı, göbeğimi okşayan narin doktor elleri… Nasıl da bir anda onu ister hale gelivermiştim… Onunla yatmayı istiyordum, hem de çok istiyordum. Bir sürü senaryo ürettim. Nasıl yaparız, ne yapabiliriz, nerde yaparız?
Akşam beş gibi kapı çalındı, heyecanla, genç kız gibi koştum kapıya… Evet, o gelmişti. Titreyen ellerimle açtım kapıyı… Dudaklarım, dizlerim titriyordu. O derece heyecanlıydım. Kapıya tutunmak zorunda kaldım.
-“İyi akşamlar Gül… İlaçlarını getirmiştim.” Dedi.
-“Zahmet etmişsin” dedim gözlerinin içine bakarak… Uzattığı poşeti alırken parmaklarımız birbirine değdi, ürperdim.
-“Şey, kocan yok muydu?”
-“Henüz gelmedi ama, nerdeyse gelir…” Etrafa bakındı bir an, kimseler yoktu apartmanda, sessizdi ortalık. Bir hamlede kapının eşiğini geçti, yarı aralık kapının arkasında dudaklarımı öpüverdi.
-“Çok tatlıydın bugün… Doyamadım sana…” dedi fısıltıyla… Bıraksam oracıkta sevişmeye başlayacaktı benimle… Aynı fısıltıyla, fakat heyecandan ölerek,
-“Hayır…” diyebildim. “Burada, şu anda olmaz…” Çekildi yüzüme baktı… Gözlerimdeki isteği, şehveti okuyabiliyordu. Çünkü eminim o da aynı duygular içindeydi…
-“Tamam. Yarın sabah gelirim o zaman…” Yüzü bana dönük geri geri kapıdan çıktı bunu söylerken…
-“Tamam. Yarın sabah…” dedim kapıyı kapatırken, gözgöze bakışarak…
Kocam geldi. Yemek yedik, o televizyon izlerken hastalığımdan bahsettim, doktorun ilaç getirdiğini anlattım. Umarsızca kulağı haberlerde, başını salladı baştan savarcasına…
Kalkıp banyoya gittim, bir güzel temizliğimi, bakımımı yaptım. Kendimi okşayıp ılık suyun içinde orgazm oldum. Sanki gerdek gecesine hazırlanıyordum. Gece yatağımda dönüp durdum. Sabahı zor ettim.
Sabah kahvaltı yaptık, kocamı işe gönderdim. Sabahlığımı geçirmiş, balkondan bakıyordum. Karşıdan minibüse binen kocamın ardından sanki bekliyormuş gibi doktorun arabasının sokağa girdiğini gördüm. Apartmanın ilerisine park etti.
Acele adımlarla yürürken başını kaldırdı. Bakıştık. O apartmana girerken ben de içeriye girdim. Sabahlığımı çıkarıp şeffaf geceliğimle kaldım. Gidip kapıyı araladım. Asansörü kullanmadan gelen doktor kapıya yaklaştığında açıp içeriye aldım.
Girer girmez sarıldı, dudaklarımı öpmeye başladı. Traş losyonu, erkek parfümü kokusunu içime çektim o öperken… Dili dudaklarımı yalarken ittim,
-“Acele etme, çok vaktimiz var. Bütün gün bizim…” dedim ama beni dinlemedi bile… Öpüşerek salona geçtik birbirimizden ayrılmadan. Beni geniş koltuğa götürüp yatırdı. Dün elimde hissettiğim sertliği bacaklarımda hissediyordum şimdi. Öpüşmeye devam ettik hırsla…
Bir ara kalkıp üzerinde ne varsa bir anda çıkarıverdi. Şaşkınlıkla ona bakakaldım. Kocamla sevişmek için ışığın sönmesini beklerdim hep… Doktorda utanmak diye bir şey yoktu. Gerçi öyle güzel bir vücudu vardı ki… Kaslı, tüysüz bedeninde sadece göğsünde ve kasıklarında biraz kıl vardı. Erkekliği yay gibi kıvrık, taş gibi olmuş, tavana doğru bakıyordu. Bacaklarının arasında bir balta vardı sanki… Elimi uzatıp hayranlıkla sikine dokundum,
-“Bunu istiyorum…” dedim.
-“Merak etme güzelim. Hepsi senin olacak” dedi. Üzerime eğildi, geceliğimi yukarıya sıyırıp bacaklarımı öpmeye okşamaya başladı. Elleri geceliğimin altındaki çıplak göğüslerimi okşayıp mıncıklarken bacaklarımı, baldırlarımın içlerini öpücüklere boğuyordu. Ellerinden zorlukla kurtulup,
-“Dur lütfen…” dedim.
Kalktım. Üzerimdeki geceliği, külodumu sıyırıp fırlattım. Ben de onun gibi çırılçıplak kalmıştım. Gece yaptığım bakım sonrası çıplak bedenim pırıl pırıl parlıyordu. Hayranlık dolu bakışlarının altında eridim adeta, kıvrandım. O da ayağa kalkıp sarıldı. Tekrar öptü dudaklarımı yercesine…
Sonra aşağıya çekti, uzun tüylü halının üzerine yatırdı beni… Bacaklarımı aralayıp başını kasıklarıma gömdü bir anda… Kadınlığımı yalıyor, dilini içime sokuyor, kalçalarımı, memelerimi okşayıp sıkıyordu. İnlemeye başlamıştım. Ben inledikçe o tahrik oluyor, taş kesilen erkekliği her yerime sürtünüp duruyordu.
Kalktı, bacaklarımı aralayıp yaklaştı. O güzel sikini ıslak vajinamın dudaklarına, klitorisime sürttü bir süre, fırçaladı. Sularımın aktığını hissediyordum. Yattığım yerden başımı kaldırıp kalın, kıvrık aletin kaygan am dudaklarımın arasında nasıl gidip geldiğine, nasıl güzel göründüğüne baktım. Dayanamıyordum artık,
-“Hadi doktor…” dedim hırsla… “Dayanamıyorum artık… Sok şunu içime…” Onun da sabrı kalmamıştı zaten, hemen dediğimi yaptı, bir hamlede içime soktu o kalın şeyi…
-“Ahhh.”. diyerek inledim, o korkunç zevk duygusuyla boynuna sarıldım. İçimde gidip gelmeye başladı.. Vajinam o kadar ıslanmıştı ki… Kocamın ince penisini yerken kuruluktan canım acıdığı halde, kocamdan daha kalın olan penisi yağ gibi içimde kayıyordu… Üzerimde tüm ağırlığıyla abanarak, bastıra bastıra içime giriyor, sonra yavaşça çıkıyor, tekrar sokuyordu. Arada tempoyu değiştiriyor, hızlı hızlı girip çıkarak delirtiyordu beni…
İçimden çıkıp ters çevirdi. Yüzükoyun yatırıp arkamdan yaklaştı, bu kez kalçalarımı ayırarak vajinama arkamdan girdi. Bu açıdan girince aldığım zevk daha da artmıştı sanki…
Şimdiye kadar hiç tatmadığım zevkler yaşıyor, sanki bugüne kadar hiç dokunulmayan yerlerime dokunuyordu aleti… Arkamda gidip geliyor, üzerime eğilip sırtımı, boynumu öpüp yalıyor, minik ısırıklar atıyordu. Penisini köküne kadar sokup abandı, kulak mememi dişlerken,
-“Biraz ara verelim, hemen boşalmak istemiyorum.” diye fısıldadı.
İçimden çıkıp kendini yanıma, sırtüstü halının üzerine bıraktı. Yüzyüze duruyorduk. İçimden çıkması, o zevkin kesilmesi hoşuma gitmemişti. Dönüp bu kez ben üstüne çıktım. Havaya, tavana bakan sikinin üzerine yükseldim. Islak am dudaklarım penisini almak üzere açıldı. Hizalayıp yavaş yavaş çöktüm, her santimini hissederek içime aldım erkeğimi…
Yüzüm ona dönüktü. Oturup kalkmaya, vajina duvarlarımda sikinin kalınlığını hissetmeye başladım. Kalçalarımı sağa sola, öne arkaya yaylandırıyor, arada eğilip dudaklarını öpüyor, dilimin ucuyla dudaklarını yalayıp dilimi ağzının içine sokuyor, delirtiyordum. Ben üzerinde çalkalarken doktor parmağını önümde ıslatıp arka deliğimi okşamaya başladı. Islak parmağını deliğimde hissedince çıldırdım adeta… Çok hoşuma gitmişti. Çılgınca hoplamaya başladım.
Yine boşalmaya yaklaşmıştık ki, bu kez kaldırdı üstünden, koltuğa yatırıp tekrar bacaklarımın arasına girdi, köklemeye başladı… Artık geriye dönüş yoktu. Zevkten deliriyorduk ikimiz de… İnlemelerimiz, boğmaya çalıştığımız feryatlarımız iyice tahrik ediyordu ikimizi de… Ben önce davrandım. Gözlerim karardı, kasılmaya, sikini içimde sağmaya başladım. Dakikalarca kasıldım. Sonlara doğru içimden çıkardı aletini, bir iki sıvazlamadan sonra o da böğürerek spermlerini üzerime yağdırmaya başladı. Karnıma, göbeğime krem gibi attırarak şiddetle boşaldı. Harika bir seks yaşamıştık.
Birkaç dakika öylece kaldık. Penisi yumuşamış, yarı sert bir hal almıştı. Sonra yana devrildi, yan yana uzanıp kendimize gelmeye çalıştık. Sehpanın üzerindeki eşimin sigarasını alıp birer tane çıkardı, bana da uzattı. İçmediğim halde onu kıramadım. Birlikte birer orgazm sigarası tüttürdük, sohbet ettik. Ona kocamı anlattım. Cinsel gücünün ne kadar az olduğunu… İçime girdikten birkaç dakika sonra boşaldığını… Gerçek bir orgazm yaşamayalı çok olduğunu… Her şeyi…
Oysa doktorla yaşadığım şehvet hiç onlara benzemiyordu. Seksin dibine kadar yaşamış, dibime kadar doymuştum. Hele doktorun performansı mükemmeldi. İnanılmazdı. Neredeyse bir saatten fazla, iki saate yakın süre sevişmiştik.
Sigaramı yarım bırakıp kül tablasına bastırdım. Doktorumun üzerine eğildim. Penisini elime aldığımda sertleşmişti bile… Ağzıma aldım, öptüm, yaladım, emdim dakikalarca… Parmaklarımla torbalarını, kabalarını, arka deliğini okşadım bir yandan da… Yine taş kesilmişti penisi… İnlemeye başladığında bıraktım. Koltuğa dönüp pozisyonumu aldım.
Ne istediğimi anladı hemen, arkamdan yaklaştı, ıslak vajinama girdi. İçimde gidip geliyor, kasıklarımı kalçalarıma çarpıyordu. Bir yandan da ellerini uzatmış, memelerimi avuçluyor, yoğuruyor, uçlarını sıkıyordu. Boynumu ısırıyordu arada…
Kasıla kasıla tekrar boşaldı içime… Spermlerini ılık ılık vajinama bırakıp çıktı. Öyle mutluyduk ki ikimiz de… Eğilip suları akan amımı öptü, sularımdan alıp ıslak ağzıyla dudaklarımı öptü, kendi suyumu bana içirdi dudaklarından…. Doyumsuz piç, bitiriyordu beni her hareketiyle…
“Peki, sen?” dedim yine halının üzerinde uzanırken… Başım göğsünde, bir bacağımı onun bacaklarının üzerine atmış, ıslak am dudaklarım onun bacaklarına sürtünürken… “Sen karınla nasılsın? Yeni evli sayılırsınız. Gençsiniz. Sekse doydunuz mu yoksa hemen? Gerçi pek uyuşmuyor gibisiniz gördüğüm kadarıyla ama…”
-“Evet, uyuşmuyoruz.” dedi sıkıntıyla… “O da senin kocan gibi… Planlı programlı, haftada bir çamaşır günü gibi seks günü var. O da regl olmazsa… Bense… Görüyorsun ne durumda olduğumu kendi gözlerinle gördün.” Kikirdedim,
-“Evet… Aygır gibisin. Seni zaptetmek her kadının harcı değil erkeğim…” dedim eğilip göğsünün ucunu öperek…
-“Ama yapacak bir şey yok bugün için… Lise aşkıydık, yıllardan sonra evlendik. Evlendikten sonra cinsellik yaşadık ve kötü kaderimle baş başa kaldım. Bunca yıldan sonra onu bırakmayı, boşanmayı da erkekliğe sığdıramadım. İdare ediyorum işte…”
-“Bu güçle, bu yakışıklılıkla boş kalmazsın sen… Hemşire, doktor, sıraya diziyorsundur.”
-“Eh, yani…” dedi gülümseyerek dudaklarımı öptü… “Bugün de hasta düştü ağıma…” Alt dudağını ısırdım,
-“Hasta şikayetçi değil. Hatta çok memnun…” dedim ben de… “Ve de çok mutlu…”
-“Hasta demişken… Benim hastalara sarkan sapığın biri olduğumu düşünmeni istemem Gül… Ben senin hayranınım. Geldiğim, seni ilk gördüğüm günden beri hastayım sana… Güzelliğine, seksiliğine, bir de benimle konuşurken o buğulu bakışlarına…
Gücenme ama… O gece kocanın yanında sen sancıdan kıvranırken ben senin altımda zevkten kıvrandığını hayal ediyordum. Öyle sikim kalktı ki… Sizden saklamak için çok uğraştım. Neyse… Benim hastaneye dönmem gerekiyor. Seni bırakmak istemiyorum ama…”
Giyinirken ben yerde, bıraktığı yerde yatıyordum yorgun argın… Seks yorgunu… Sikilmiş… Doymuş… Mutlu… Gömleğini iliklerken,
-“Hiç anal yaptın mı? Yapmamış gibi duruyor anladığım kadarıyla…”
-“Hayır yapmadım. Çok acıyormuş. Yapanlar öyle söylüyor, ben de korktum hep…”
-“Merak etme, ben acıtmam. Kremler, gevşeticiler var. Çok zevk alırsın, emin ol…” Ayağa kalktım, gömleğinin yakalarını düzeltirken, sorarcasına
-“Yarın deneyelim öyleyse?” dedim.
-“Yarın… Aynı şekilde buluşalım…” diyerek öptü, vedalaştık, çıktı gitti.
Ertesi gün kararlaştırdığımız gibi, sabah kapıdan içeriye süzüldü. Bu kez yatak odasına götürdüm onu öpüşe öpüşe… Geniş yatağın kenarında heyecanla soyunduk, çırılçıplak yatağa atladık. O dünde kalmıştı, anal yapmak istiyordu.
-“Hayır, önce normal yapalım. Önden… Sonra bakarız…” diyerek sarıldım.
Aygırım bir saat boyunca yatağın içinde evire çevire sikti beni… Klasik pozisyonlarda seviştik. İnlete inlete boşalttı beni… Kendi de üzerime boşaldı. O sigarasını içerken ben minik bir duş aldım, temizlenip geldim. Birer kahve yaptım, erkeğimle beraber yatağın içinde çıplak, kahvemizi içtik.
Kendime inanamıyordum. Kocamın yatağında gencecik bir aygırla sevişmiş, kıyasıya sikilmiştim. Orgazm sarhoşu porno izle bir halde seks molası vermiştim o yatakta… Kocamla yattığımız yatak odamız, hiç olmadığı kadar sperm, ter, erkeklik kokuyordu.
Sigara ve kahveler bitince penisiyle oynadım. Kısa sürede yine taş gibi oldu. Yanında vazelin ve anestol getirmiş. Önünde domaldım. Önce öptü, kokladı, dilini sürdü. Sonra kremleri karıştırıp parmaklarıyla yedire yedire minik deliğimi on dakika boyunca kremledi.
Aynı şeyi ben ona yaptım, vazelini sikinin her tarafına yedirdim. Sonra eliyle tuttuğu penisini arkamdan minik deliğime dayadı. Bakire deliğim çok dardı, almıyor, zorla sokmaya çalışıyordu. Zorlaya zorlaya anüsüm açılmaya başladı, fakat yine de zor olacaktı anlaşılan…
Kalktı, mutfaktan yağı alıp geldi, bu kez yağ sürdü bana ve kendine… Tekrar bastırmaya başladı. Zorlaya zorlaya başını soktu. İnliyor, acıdığını, çekmesini söylüyordum. Fakat dinlemedi beni.. İyice bastırdı… Elimi arkaya atıp karnını tutmaya, engel olmaya çalıştım,
-“Bırak canım yanıyor…” diyebildim acıyla…
Sanki ben söylememişim gibi hızla kendine çekti, erkekliği bir anda yararak minik deliğimin içinde tamamen kayboldu. Acıyla bağırdım. Kasıkları popoma dayandı sımsıkı… Bir süre o şekilde bekleyip inlemelerimin azalmasını bekledi. Sonra gidip gelmeye başladı.
Gerçekten az sonra o acı kaybolmuştu. Sıcak ve nemli, kaygan deliğimin içinde vazelinli siki rahatlamış, güzel kayıyordu. Büzüğüm sikini halka gibi sarmış, gidip geldikçe kaygan kaygan içim bir hoş oluyor, zevk duymaya başlıyordum.
Elleri de boş durmuyor, alttan amımı, klitorisimi okşuyor, bunu yaptıkça götümden aldığım acıyı amımdan aldığım zevk bastırıyor, üste çıkıyordu. Biraz sonra ben elimi uzattım. Klitorisimi okşamaya başladım. Doktor da üzerime eğilmiş, alttan memelerimi avuçluyor, boynumu öpüyor, yalıyordu.
Ben iyice kendimi kaptırmış, ritme girmiştim. Ben ritme, o zevke alışmaya, yükselmeye başladım ama doktor fazla dayanamadı. Olduğu gibi arka deliğimin içine boşalttı ne varsa… Arkamda sonuna kadar dayanmış, kulağımın dibinde soluklarını düzene sokmaya çalışıyordu.
-“Ohhh… Harikasın Gül…” dedi. “Hayatımda böyle bir anal zevki yaşamadım nerdeyse… Çok güzeldi…” dedi. Yumuşamaya başlayınca çıktı arkamdan… Dizlerim acımıştı, ben de kendimi bıraktım. Çevirdi, bacaklarımın arasına girip oral yapmaya başladı bana… Amımı, klitorisimi yalaya yalaya bitirdi. Beni de… Kasıla kasıla boşaldım dilinin ucunda, klitorisimi emmeye çalışırken…
Kalkıp alelacele duşa girdi, çıktı. Giyindi. Çıkarken çırılçıplak sarıldım erkeğime… Dudaklarını öperek uğurladım. Çıplaklığımdan etkilenen sikini avuçlarken kendini zor kurtardı,
-“Lütfen bırak Gül…” dedi. “Seni bırakıp gidemiyorum. Yarın yine beraber oluruz. Yarın yine sikerim seni doya doya aşkım…” dedi, gitti.
İlişkimiz aylarca sürdü. Her gün olmasa da, olabildiğince sık yapmaya çalışıyor, haftada iki, üç, evde, hastanede, kendimizi birbirimizin kollarına atıp, seks açlığımızı doyurmaya çalışıyorduk. Arada evlerde bekleyenleri de doyuruyorduk tabi… Haftada, on günde bir, canları ne zaman isterse…
Sonra bir gün hamile olduğumu öğrendim. Doktor çok vajinama boşalıyordu ama kocam o beş dakikalık sikişlerinde döllerini içime akıtıyordu hep… Doğumdan sonra bir şekilde DNA testi yaptırdık saklı gizli doktorla… Babası kocamdı. Doktor rahatladı bunu duyunca…
Hamilelik, loğusa dönemi derken ilişkimiz tavsamıştı. Çocuk da engel oluyordu. Ama iyi kötü bir süre daha devam etti sikişmelerimiz… Tayinimiz çıkıncaya kadar sürdü. Yine arada bir telefonlaşıyoruz, görüşüyoruz. İlk fırsatta bir punduna getirip buluşmak, sevişmek istiyoruz. İkimiz de o güzel sevişmelerimizin tadı damağımızda… Hasretle bekliyoruz sevişeceğimiz günü…